Uyku Pansiyon

Canım Efe Demiral’ın ikinci albümü “Uyku Pansiyon” şimdi tüm dijital platformlarda dinlenebiliyor. Hayatımda ilk defa bir müzisyenin albüm yolculuğuna bu kadar yakından tanıklık ediyorum. Efe’yle ve bu albümle ilgili söyleyecek çok şeyim var ama en başta Efe’ye birkaç şey yazarak başlamak istiyorum.

Sen bu albümü yaratır büyütürken yanında olabildiğim için çok şanslıyım. Seni tanıdığım ilk günden bu yana yeteneğine, yaratıcılığına, müziğine olan inancına, çalışkanlığına ve azmine hayranlık duymamak, senden ilham almamak mümkün değildi. Herkes Türkiye’de müzisyen olmanın delilik, bu zamanda albüm yapmanın da düpedüz saçmalık olduğunu söyleyip duruyor bize. Sense bunların hepsine kulaklarını tıkayıp yapmayı en iyi bildiğin, en çok sevdiğin işi yapıyor; günlerini yaratarak ve üreterek geçiriyorsun. Şimdi arkana yaslanmanı ve tüm zorluklara rağmen dünyaya bıraktığın bu yeni muhteşemliğe bakmanı istiyorum: Uyku Pansiyon.

Hayatın bize her saniye hatırlatılan “gerçekleri”ne karşı durabildiğin, sevdiğin işi yapma cesareti gösterdiğin, bu yolda deyim yerindeyse savaştığın ve vazgeçmediğin için seninle gurur duyuyorum.

Biricik “Uyku Pansiyon”un sana hayalini bile kuramayacağın güzellikler getirsin. Bu albümle ülke ülke dolaş, bana olduğun gibi daha birçok insana müziğinle ilham ol ve güç ver! 💙 Daha nicelerini kutlayacağız beraber. Bundan hiç şüphem yok.

Ayrıca çok yetenekli müzisyen dostlarım Eren Turgut ve Mertcan Bilgin’i de albümdeki olağanüstü performansları için tebrik etmek isterim. Efe için harika birer yol arkadaşı, sonsuz destek oldular. Albümde Efe’ye, Palomar şarkısında Berke Can Özcan; Dalyan’da vokalleriyle Deniz Özçelik; Uyku Pansiyon, October ve Palomar’da Gunnar Halle; Mavi Ağaç, 11-13 ve October’da Tamer Temel eşlik ediyor. Albümün miksleri Babajim Stüdyoları’nda Adham Farid, mastering’i ise Güven Ersoysal tarafından yapıldı. 

Bir Baba Indie bu albümü tanıtırken çok güzel bir başlık atmış: Efe Demiral’dan 39 dakikalık bir rüya ♡ Daha iyi nasıl anlatılırdı bilmiyorum. Albümde birçok favorim var. Ama en çok sevdiğim dörtlü: Uyku Pansiyon, Dalyan, Olca ve Denizler.

Özellikle Denizler’i ilk dinlediğim andan itibaren ilham perilerinin etrafımda uçuşuyor. Zaten sen hep ilham oluyorsun bana Efe. İyi ki varsın, iyi ki hayatımdasın.

Simge



13|10|2018

13 Ekim 2018’de mor ve ötesi’nden hemen önce Kanyon’da çaldık. Daha evvel bu kadar kalabalığın önünde şarkılarımı söylememiştim. (sanıyorum TEDx dışında, ki o da yalnızca iki şarkıydı.)

İlk kez 18 yaşından küçük dinleyicilerin karşısına çıktım. Harikalardı. Harun Tekin’le beraber Biz Hep Aynı’yı söyledik. Asla ama asla unutamayacağım bir geceydi.

FullSizeRender.jpg
FullSizeRender.jpg
IMG_8376.JPG

Efe Demiral, Harun Tekin, Tibet Akarca, Mertcan Bilgin

Ve çok sevgili menajerlerim Seren Özüer & Tuba Dal! <3

17|10|2018

17 Ekim’de Tolga Akyıldız’la Açık Sahne’nin konuğuyduk. <3

Fotoğraflar için Yağız Kaya’ya teşekkür ederim! (@ygzky)

31|08|2018

Yazın son günü Zeytinli Rock Festivali’ndeydik.

31 Ağustos benim için hiç unutamayacağım bir gün oldu. Hem ilk festival deneyimim olduğundan, hem de ikinci single’ım Sangria yayımlandığından. Zeytinli’de bana canım müzisyen dostlarım Efe Demiral (gitar / back vokal), Tibet Akarca (bas gitar / back vokal) ve Mertcan Bilgin (davul) ve Adham Farid (ses) eşlik etti.

Fotoğraflar: Akın Baran Eren (@akanbaraneren)


Ve karavandan, sahneden ve yoldan birtakım hatıra fotoğrafları daha ekleyeyim <3

16|11|2017

Erkan, Eren, Mertcan &amp; Ozan

Erkan, Eren, Mertcan & Ozan

Eren &amp; Mertcan

Eren & Mertcan

Erkan

Erkan

Yasemin&amp;İdil (Kulis fotografları Yasemin'den:)

Yasemin&İdil (Kulis fotografları Yasemin'den:)

DasDas'taki ilk konserimizde çok sevgili Yasemin Özler (klavye/çello/back vokal), Mertcan Bilgin (davul), Eren Turgut (bas gitar) ve Erkan Zeki Ar (gitar) ile birlikte çaldık. Ne yazık ki sahnede hepimizin birlikte göründüğü tek bir fotoğraf bile yok. Fakat kulis fotografları öyle güzel ki burada muhakkak bulunmalıydı! 

İlk olarak canım Gözde Öney'i izledik. Kendisine ayrı müziğine ayrı hayranlık duydugum bu muhtesem kadınla aynı sahnede olmak oyle keyifliydi ki. Gözde'nin ilk albumu İki Gölge'yi henuz dinlemediyseniz şiddetle tavsiye ederim!

Gözde'yle ufak bir sürpriz yapıp beraber Glory Box'ı söyledik. Gecenin en büyülü anlarından ilki buydu, diğeriyse hiç şüphesiz Gözde ve Harun'la beraber Büyük Düşler söylediğimiz andı. 

Benimle beraber çalan canım müzisyen dostlarıma, sonsuz desteği için Harun Tekin'e, her daim yanımda olan canım Dodoma, fotoğraflarımız için Alper Kaya ve Onur Kurtulmuş'a ve konserimize gelip bizi yalnız bırakmayan herkese bin teşekkür!

Ne diyelim,

Gördüm, gördüm, gördüm
Büyük düşler gördüm.


Harun Tekin & Gözde Öney & Efe Demiral!!
Fotoğraflar: Alper Kaya


Fotoğraflar: Onur Kurtulmuş


Bonus:

Mertcan, Dodo ve Eren setlist hazırlarken.

Mertcan, Dodo ve Eren setlist hazırlarken.

22|09|2017

FullSizeRender.jpg

Bazen hicbir sey olmaz, bazense her sey birden oluverir ya. Bugun ilk albumumun kayitlari basladi, Vega 12 yil aradan sonra muazzam bir album cikardi. Yarin en yakin arkadasim evleniyor ve su an Dodocugumla bir kirmizi koltuga uzandik Delinin Yildizi'ni dinliyoruz. Daha yasarken ozleyecegimi bildigim bir an bu an. Ve muzigin buyusu iste. 

 

- Mümtaz, bir günde ömrünü kaç defa yaşarsın? 

- Vallahi bilmem ama, bazen beş on defa.. fakat şimdi değil artık... 

11|05|2017

Okulumda şarkılarımı söylemek pek hisli bir deneyimdi, bazılarını G yurdunda, Koç'un sonsuz yeşiliğinde yazdığım düşünülürse hele. Bambaşka bir yerdeymişim gibi hissederdim kampüsteyken, her şeyden herkesten uzakta. Yine öyle hissettim. Garip de bir özlem duydum. Belki de yalnız başıma yaşamaya duyulan bir özlemdir, bilmiyorum.

O güne dair pek çok güzel şey kalacak aklımda ama en çok Dodo'mun bu tatlı setlisti hazırlayışı ve en önemlisi her konserimde yanıbaşımda oluşu, güzel ve sakin enerjisiyle beni rahatlatışı. Beraber en sevdiğim yurdumu, final dönemlerinde uyuduğum kütüphane koltuklarını ve hep hıncahınç dolu olan öğrenci merkezini gezdik. Çeşitli asilikler yaptık, piyano çaldık ve gecenin 2'sinde eve döndük.

10|05|2017

Bugün Babajim'da Biz Hep Aynı'nın davul kayıtları vardı. 

Adham ve Mertcan'la kayıt hatırası.

Adham ve Mertcan'la kayıt hatırası.


"Bu bir aşk şarkısı değil."


Mertcan'ın Biz Hep Aynı için hazırladığı davul notları. Gerçi burada bir karışıklık olmuş, bu Sangria'nınkiymiş, olsun. :)

Mertcan'ın Biz Hep Aynı için hazırladığı davul notları. Gerçi burada bir karışıklık olmuş, bu Sangria'nınkiymiş, olsun. :)

30|04|2017

Neredeyse 2014 yazacaktim.  

Bugun cok eskilerden bildigim yollara sapmak istedim. Bir sokakta, hele o bilindik sokaga cikan yolda fotograflarla dolu bir kutu gorup de karistirmamak mumkun muydu? Sonra bu geldi elime. Gurbuz bir genc kiz, varil gibi bir seye yaslanmis. Fotografin ustune de, "beni unutmaman icin, kardesin" yazmis. Saadet unutulmak istememis, kim ister? Bu fotograflar nereden gelir de bu kutulara girer. Buyuklerin evlerinde fotograflar ortaya ciktiginda muhakkak alirim muhim oldugunu dusundugum birkac tanesini. Cunku bilirim ki o fotograflari benden cok onemseyen pek kimse yoktur ve bu fotograflarin da gunun birinde kimse tarafindan saklanmak istemeyen fotograflar coplugune gitme ihtimali vardir. Ya bu karton kutularda, ya da eskiligi daha da vurgulamak icin yipranmis deri bavullarda karma sekilde yerlerini alacaklardir.   Unuttugumu fark ediyorum. Evleri, sokaklari, ayrintilari. Insanlari. Biraz canim sikiliyor, o cumle aklima geliyor: "ben de unutursam kim hatirlayacak?".  Sonra o sokaga girdim, hafizami tazeledim. Nisanin son gunune de cizik attik. 25 yil 9.5 ay.&nbsp;

Bugun cok eskilerden bildigim yollara sapmak istedim. Bir sokakta, hele o bilindik sokaga cikan yolda fotograflarla dolu bir kutu gorup de karistirmamak mumkun muydu? Sonra bu geldi elime. Gurbuz bir genc kiz, varil gibi bir seye yaslanmis. Fotografin ustune de, "beni unutmaman icin, kardesin" yazmis. Saadet unutulmak istememis, kim ister? Bu fotograflar nereden gelir de bu kutulara girer. Buyuklerin evlerinde fotograflar ortaya ciktiginda muhakkak alirim muhim oldugunu dusundugum birkac tanesini. Cunku bilirim ki o fotograflari benden cok onemseyen pek kimse yoktur ve bu fotograflarin da gunun birinde kimse tarafindan saklanmak istemeyen fotograflar coplugune gitme ihtimali vardir. Ya bu karton kutularda, ya da eskiligi daha da vurgulamak icin yipranmis deri bavullarda karma sekilde yerlerini alacaklardir.

Unuttugumu fark ediyorum. Evleri, sokaklari, ayrintilari. Insanlari. Biraz canim sikiliyor, o cumle aklima geliyor: "ben de unutursam kim hatirlayacak?".

Sonra o sokaga girdim, hafizami tazeledim. Nisanin son gunune de cizik attik. 25 yil 9.5 ay.